|
Yokluğunu
Hissettiğim Aşkım'a .:.
Artık yapayalnızm,bi sevgilim var ama ben yalnızım. Bunu
söylemek ve ebediyen susmsk istiyorum. Konuştukça, susmak
istedikçe, sevdikçe, özledikçe ve ne kötü ki YAŞADIKÇA içim
acıyor!!! Öyle bir duygu ki... Bedenimle ruhum arasında beni
kahreden çelişkiler içerisindeyim. Düşünmekle düşünmemek,
susmakla susmamak, bakmakla bakmamak, sevmekle sevmemek,
ağlamakla aglamamak ve YAŞAMAKLA YAŞAMAMAK...... Kimsenin
beni sevmesini ve bana gerektiği için SENİ SEVİYORUM
demesini istemiyorum. Çünkü ben öğrendim bi kere sevmenin
verdiği o dayanılmaz acıyı... sevmemeye ve bir daha asla
böyle kırılmamaya yemin ettim! Ben insanları sevsemde belli
etmicem artık. Çünkü; maskelerini, sırlarını, kendilerine
oynadıkları budala oyunlarını ,hırslarını, yalanlarını hiç
birini istemiyorum. Bir kez sevdim ben, hemde çok sevdim. o
aralar karamsar ve içime kapanıktım. Ama çok sevdim o
YALANCIYI... Sadece onu severdim, yalancı olmasına rağmen,
beni üzmesine rağmen... Ellerimden tutardı o, üşürken içimi
ısıtırdı gülüşü. Beni öperdi, koklardı, severdi. Ama sonra
sevmemeye başladı. Nasıl oldugunu bilmiyorum ama
hissediyordum. Hiç davranmadığı gibi davrandı, hiç bakmadığı
gibi baktı. belliki istemiyordu artık beni. Sonra.......
Sonra gitti sessizce... Birdaha hiç dönmedi. Giderken
ağladım..! Elimi tuttu, gülümsedi son kez ve ağladı oda. O
gündür kimse tutmadı ellerimi, giderken ellerimide
götürmüştü çünkü. Birdaha hiç geri alamadım ellerimi de,
kalbimi de, göz yaşlarımı da... Gittiğinden beri hiç durmadı
gözlerimden akan yaşlar, giderken içimde açtığı yara hiiiiç
geçmedi.... NORMALDE YANIMDA OLUPTA; YOKLUĞUNU HİSSETTİĞİM
AŞKIMA... ELLERİMİ ve KALBİMİ geri istiyorum BEBİŞİM!!!
AĞLAMAKTAN YORULDUM ÇÜNKÜ....
Ben artık
gitmeliyim :.( .:.
Beni tanımıyorsun
hiç olmayan biriyim senin için,
ama benimle konuşuyorsun.
Uzak bir şehirdeyim senin için
sisli ve yalnız bir şehir...
Düşlerine benziyorum,
aklına uğradığımda şaşırıyorsun
Ne
hazin bir sevdanın kahramanı
Ne
sukunla büyüyen bir umudum ben...
Şehirler; anlatıyorum sana
hiç tanımadığın benim gibi
duvarlarında ismin olan şehirler...
Ve
şiirler bırakıyorum baş ucuna
uyandığında bulasın diye
uyanıyorsun....
Ne farkediyor...
Bazı bazı geçiyorum limandan
marazlı bir geminin güvertesinde,
elimde
yağmur yıldızları bazen
bazen fırtına kuşları,
gözlerinin önünden geçiyorum yani
ellerinin arasından...
Bakıyorum ama göremiyorsun....
Nedense
hep uyurken buluyorum seni,
saçların yastığında uyukluyor
suçlanıyorum,
aldatıyorum seni,
yalanlar söylüyorum koca koca
sarılıp sığınıp rüyalarına.
Uzaktasın,
uyumaktasın,
ellerin başının altında,
yorgun,
yapayalnız,
iç geçiriyorsun uysal bir kedi gibi yalnızlığa,
bardaktan boşanırcasına aşk yağıyor sokaklara
duymuyorsun,
uyuyorsun...
Bilmem hiç özlemez misin beni,
hiç takılmazmıyım aklına,
uyandığında
hani bakarsın olur ya,
bir gül koysam başucuna...
Ellerini merak ediyorum en çok,
narin ve umarsız,
sessizler,
yıldızlar gibi,
yağmayı unutan yağmurlar gibi,
kendi kendilerini ıslatıyorlar..
Ellerin yani sevdam, ellerime hiç yüz vermiyorlar.
Nerede başladı,
hikaye kahramanı kim?..
Nerede ışıl ışıl parlayan gözlerin?..
Anlamıyorsun,
ya da anlatamıyorum sana...
Böyle sahte bir dünya,
ben yalancı mesihim...
Kalsın bu söz burada,
ben artık gitmeliyim...
Dostum
diyor sana... .:.
Karşılıklı paylaşıyorsunuz hayatın acısını ve tatlısını.
Dertleşiyorsunuz,sınır tanımayarak, engel koymayarak.
Maskelerden arınmış, dürüstçe yüzleşiyorsunuz. Tartışmalar
kavgalara dönüşüyor, kırılıyorsunuz. Ama
her zaman aynı saygıyla devam ediyorsunuz dostluğunuza.
Sığınacak birer ada buluyorsunuz birbirinizde azgın okyanus
sularının kuytuluklarında...
Onu seviyorsun...
Varlığıyla sana tattırdığı sevinci seviyorsun. Paylaşımını
seviyorsun. Güzel bir şey yasadığında aklına ilk o geliyor,
sanki onsuz içine sinmiyor. Doğanın her güzelliğini onunla
paylaşmak istiyorsun. Güneşin sıcağında, toprağın kokusunda,
rüzgarın uğultusunda, yıldızların ışığında hep onu
hissediyorsun.
Onu seviyorsun, ama...
Bunu ondan saklıyorsun. Sanki büyük bir suçmuş gibi kendini
kötü hissediyorsun. Kimsenin bilmesini istemiyorsun. Kendi
kendine yaşıyorsun mutluluğunu, mutsuzluğunu. İstiyorsun,
ama kaçıyorsun. Seviyorsun, ama kızıyorsun. His dünyan
tezatlıklarla doluyor. Bunalıyorsun...
Korkuyorsun...
Aradığımı buldum diyorsun. Ama kavuşunca kaybetmekten
korkuyorsun. Korkuyorsun. Sevmekten korkuyorsun. Sevip
kaybetmekten korkuyorsun...
Hangi türküde sevmekten bahsedilse, ben hicaz olurum...elimi
ıslatır elinin teri, ziyan olurum :.(
bugünde son
demiştim bu gidişlere
yarına kadar süren o anlamsız gülüşlere
bugünde sondun benim için yarında son
bugünde dur demiştim gitme
dinlemedin beni mutlumusun şimdi
gittin o sıcacık kalbimden
yoksa bi umutmu taşıyor bakışlarım
dönecek gibi bakıyorsun bana
ama yanılıyorsun bugünde son demiştim gidişine
yarında sonsun bende
dönme bana geri gururumu bana kendi ayaklarım altında
ezdirmeye çalışma
sana söylemiştim git uğrama buraya
bugünde son demiştim
yarında sonsun bende
sana bakarken seni severken
bakışlarım acıtır belki o misafir kalbini
belki sevdim diyelim seni
acımadan gidersin
ama beni hiç dinlemeden bu elvedan,,,,,,
bugünde son demiştim
yarında son SANA
hadi git bakama ardına
bakarsan belki ağlayacak bu gözler ardında
ama ben ağlamıycam
ağlayan gözlerim olacak bunu uutma
zaten ben ağlamadım ki ardından her defasında
ağlayan gözlerimdi
hala ne bakıyorsun bana
git burdan bakma ardına acıma bana
nefret et benden
bırak zavallı kalbimi kendi haline
hala burdamısın
git burdan
biz bu aşkla göklere kirlenmemiş hayallere uçacaktık
ama sen bıraktın beni sen terkettin bu kalbi
oysa hayatında aldıın en anlamlı hediyendi
bu kalp
ama sen deer vermedin ona ne yazık ki oda çok yanıldı
sana,,,,,,,,,,,,,
sölemiştim
bugünde son demiştim
yarında
son bu sevdaya
demek gidiyorsun
git hadi bakama birdaha ardına
sevindim gittin ya burdan
gerçekten mutluyum
zaten sana sölemiştim bugünde son demiştim
yarına dek bu aşka bu fırtınaya
ama bende hiç bir zaman yarın olmadı olmayacakta
çünkü ben seninle ayrıldıım gün öldüm
yoksa sen bi ölüyümü dinliyosun
o günde son demiştim sana
bugünde son demiştim
ama yarın olmuyor
ginede son sana
son yanlızlığıma son defa bakıyorum o üzüm gözlerine son
defa tutuyorum
o pamuk ellerinden
ve son defa söyüyorum sana vefasız
çık git çık git artık kalbimden
burdan git
bu
şehirden git
bu dünyadan git
bir sigara dumanı bile olma bende
git artık çık hayatımdan
sana sölemiştim bugünde son yarında
bugünde son demiştim ve geldim bu hikayenin sonuna cebimde
yırtık resmin aklımda güzel gülüşün hiç solmayacak hatıralar
sayfalarda
bugünde son demiştim sana
yarında son bu sevdaya
Bu gün bendeki
resimlerini ve mektuplarını yakıyorum.
Küllerini sana göndereceğim. İşte! Hepsi önümde
duruyor. Şu resim çekilirken karşında ben vardım,
hatırladın mı? Üzerini diyerek
imzalamışsın. Bu seni en çok anlatan resimdi
biliyorum. Bana en yakın olduğun resimdi... Karşında
ben vardım, gözlerin gözlerimdeydi... İçin benimle
doluydu, bakışların gibi. Önce bu resmini yakacağım,
bu en çok sen olan resmini. Sonra da diğerlerini
yakacağım. Hepsi birer birer kıvrılıp kül olacak
sonunda. Ya mektupların? Herbirini çok çok öptüğüm
mektupların...Satır satır içimde çakılı duran mektupların.
Onlarda yanacak. Senden madde olan hiçbir şey kalmasın
istemiyorum bende. İçimde bıraktığın eziklik yeter artık.
Artık seninle değil, verdiğin acılarla avunacağım. Seni
bütün
arzuların üzerinde, bütün özlemlerin ötesinde
seveceğim artık. Sensiz bir dünya yaratacağım senden.
Dünya duracak ama sen durmayacaksın. Zaman bitecek,
ama sen bitmeyeceksin. Bir gün bütün çiçekleri solacak
bahçelerin, yıldızlar ışık vermeyecek, güneş
doğmayacak hiç. Ama sen solmayacaksın, sen
eksilmeyeceksin. Seni maddenin dışına çıkarıyorum.
Ölümsüzlüğün kapılarını açıyorum sana... Anlamıyor
musun?
Daha düne kadar her yerini ayrı ayrı seviyordum.
Ellerini tuttuğum zamanlar ürperirdim, başım dönerdi
gözlerine bakınca. Dudakların her öpüşte yeniden
dünyaya getirirdi beni. Al işte, hepsini sana
bırakıyorum. Güzelliğinde senin olsun dişiliğinde..
Göreceksin, bir gün her yerin şu mektuplar, şu
resimler gibi kül olup dağılacak.
Bir tel bile kalmayacak saçlarından. Niceleri gibi sen
de göçüp gideceksin bir gün... Önce güzeliğin terk
edecek seni. Ellerin buruşacak, belin bükülecek,
ak pak olacak saçların. Boş bir çuvala döneceksin.
Gözlerinde o vahşi pırıltı kalmayacak, bütün ateşi sönecek
dudaklarının...
Ama ben o halinle bile seni terketmeyeceğim. Çünkü
benim içimde hep bugünkü gibi kalacaksın. Taptaze,
sımsıcak ve korkunç güzel! Yalnız benim gözlerimde
bir manası olacak bakışlarının. Ben yok olduğum zaman
da satırlarımda yaşayacaksın. Hiç ihtiyarlamadan,
hiç değişmeden, hiç tükenmeden... Adım adınla anılacak,
adın adımla...
Mektuplarınla resimlerini yakacak gücü kendimde
bulamasam, o zaman da kendimi yakardım. Şu herkeste
seni gören gözlerimi, şu her yerde sana koşan
ayaklarımı ve şu her zaman sana yazan ellerimi
yakardım. Tenimden yükselen alevler ta Allaha kadar
uzanır, ona çaresizliğimi anlatırdı.
Seni güçsüz, zayıf bir insan tarafından sevilmenin
hayal kırıklığına uğratmamak için, şimdi benim yerime,
senden kalanları yakacağım. Ben yaşadıkça, varlığım bütün
çaresizliklere meydan okuyacak. Unutma; seni sevdiğim için
ölebilirdim, seni sevdiğim için yaşayacağım.
Biraz sonra mektuplarınla resimlerni tutuşturacak bir
kibrit çöpü gibi çekiliyorum hayatından. Her şeyiyle
onu sana bırakıyorum. Hayatın senin olsun. İstersen
hayatım da.. Ama sen kendinin bile olamayacaksın
artık. Ben yaşadıkca, adım söylendikçe...
Sana
sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem
içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden,
sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni
görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...
"Ama eğer hissedersen hayatından çekildiğimi bana sana geri
dönmemem için şans dile... "
Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim
yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de
yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde,
içimde bitirerek yazıyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne
kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek
istiyorum.
Yine senden habersiz...Ben seni severken de senden habersiz
sevmiştim. Belki de kendimden bile habersiz...
Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek
isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm"
olmuştun sen...Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin
yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar
Güzel Güleni, Sen BAL'ımdın!
Yaşanmamış ve yaşamamış olsam bile Sen Özel'din... Aşk
Özel'di....
"Yağmurda Aşk Başkadır" diyenlere gülüyordum ama bende
yağmurda üşüyen
ellerini severek başladım seni sevmeye...Aralık'tı...
İstiklal'e hiç o kadar güzel yağmur yağmazdı....
Önce aldırmadım seninle güzelleşen herşeye...Sonra tüm
parfümeri dükkanlarını aşındırıp kokunu ararken anladım seni
deliler gibi özlediğimi...
Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde
en
baştan başladım...Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden
başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!
Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı
istiyorum...Sesini
duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini
duyduğumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak
istiyorum...Senin benim için herhangi biri olman ne kadar
zor bir bilsen...Zaten kolay olan ne vardı ki benim
için;Sanki seni öldürmemle sevmem ararsında hiçbir fark
yoktu....Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu
olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri
birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama
sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah
gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen
sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir
taneydin"!
İşte bu yüzden imkansızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda,
sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum...Bu
yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç
acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında
önemseyeceğin en son şeydi...
Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdimden hiç
bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten
ölüyordum...
Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum!
Ne zaman Aralık'ta bir yağmur yağsa, ben İstiklal'de
ıslanıyor olacağım,Ne zaman bir parfümeriye girsem hala
kokunu arıyor olacağım, Ne zaman bir havuz görsem, kenarında
oturup seni bekliyor olacağım demiştim... Başaramadım...
Ben Kaybettim...
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın...
Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana
yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum....
Gelmedin!
Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ben artık gidiyorum
Bal'ım...
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri
dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans
dile...
Ve Lütfen, Aralık'ta yağmur yağdığında İstiklal'e gelme....
|